User-agent: Mediapartners-Google* Disallow: google554754e3f9cbf4d4.html KÜLTÜR / SANAT ve SİYASET DÜNYASI - Blogcu



« Önceki |

2/11/2009

Atatürk’ün soyağacı 85 yıl sonra yayımlandı


Atatürk’ün soyağacı 85 yıl sonra yayımlandı

85 yıldır ortada görülmeyen ve Atatürk’ün akrabalarından Ahmet Esmen’in elinde bulunan bu soyağacı, NTV Tarih tarafından yayımlandı.

Soyağacı, başta Rıza Nur olmak üzere pek çok kişi tarafından Atatürk hakkında öne sürülen iddiaların niçin ciddiye alınmaması gerektiğini bir kez daha seriyor gözler önüne.

Mustafa Kemal’in ailesi hakkında öteden beri, neredeyse tamamı dedikodu niteliğinde olan ve itibarını zedelemeyi amaçlayan söylentiler ortaya atılmıştır. Mustafa Kemal’in, 1924 yılında Bayındırlık Bakanı olan kuzeni Süleyman Sırrı Bey ile birlikte hazırladığı soyağacı, bütün bu iddialara cevap niteliği de taşıyor.

Türkiye’de öteden beri Atatürk’le uğraşmanın en ucuz yollarından birisi, ailesi ile ilgili iddialar ortaya atmaktır. Bunlardan en ünlüsü ise Sağlık ve Eğitim Bakanlığı da yapan Dr. Rıza Nur tarafından ‘Hatıratım’da dile getirilmiştir. Cumhuriyet dönemi çalışan tarihçiler doğal olarak gülüp geçmişlerdir bu türden iddialara ama Atatürk’ü yıpratmayı yahut ismini zedelemeyi amaçlayanlar da bundan bir türlü vazgeçmemişlerdir.

İşte NTV Tarih Dergisi’nin Kasım sayısında ilk kez yayımlanan Atatürk’ün soyağacı, bu türden iddialara da cevap niteliği taşıyor. Derya Tulga ile Ayşegül Parlayan’ın imzasını taşıyan haber, Atatürk’ün soyağacı konusunda yapılan çalışmaların genel bir özetini de veriyor. Ancak, asıl önemli olan, 85 yıl sonra ilk kez yayımlanan bu soyağacının doğrudan Mustafa Kemal tarafından hazırlanması. Dergide yer alan bilgilere göre, Mustafa Kemal, kendisi gibi Hacı Abdullah Ağa’nın torununun torunu olan ve Cumhuriyet’in ilk Bayındırlık Bakanlığı görevini yürüten Süleyman Sırrı Bey ile birlikte oturup soyağacını hazırlamaya başlıyor.

Dergiden takip ediyoruz:

Mustafa Kemal hazırladı

“Zübeyde Hanım dahil aile büyüklerinin peşpeşe hayata veda etmeleri, belki de bu kararın alınmasını etkilemiştir. Çalışmada diğer kağıtlara göre katlamaya biraz daha dayanıklı olan ve tuval olarak da kullanılan beyaz keten resim kağıdı seçilir. İş bittikten sonra Gazi, Süleyman Sırrı’ya kendisinden sonra bu şecereyi muhafaza etmesini tembihler. Fakat o sırada zor şartlarda çalışan Süleyman Sırrı Bey, 51 yaşında vefat eder. Böylece şecere, Süleyman Sırrı’nın ilk evliliğinden olan kızı Gülseren Hanım’la oğlu Fikri Ziya Aral’a miras kalır. Yeni kuşakların eski yazıdan anlamadıkları için şikâyet etmeleri üzerine Aral, 1987’de bunu Latin alfabesine çevirir, yeni kuşakları ekler ve kısa süre sonra vefat eder. Gülseren Hanım’a kalan aile emaneti 2009’da onun da vefatıyla tek çocuğu Ahmet Esmen’in eline geçer.”

SOYAĞACININ BÜYÜK HALİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

Soyağacı Ahmet Esmen’de

Peki ama bu kadar kıymetli bir belge, nasıl olmuş da bugüne kadar kütüphane raflarında kalmıştır? Ahmet Esmen şöyle diyor:  “Durumu anlayabilecek yaşa geldiğimde annemle

babam beni karşılarına alıp, ‘Tesadüfler bu kıymetli insanla aynı soydan gelmene sebep oldu. Senin bunda hiçbir marifetin yok. Ayrıca hepsinden önemlisi, akrabalığın verdiği bir mesuliyet var’ dediler.”

31/10/2009

Atatürk'ün Gülen Yüzleri

27/10/2009

Atatürk'ün neden hiç gece fotoğrafı yok?

Atatürk fotoğrafları ile ilgili bu ilginç detayı biliyor muydunuz?

 

 

 

 

 

 

 

 

Atatürk fotoğraflarından oluşan ciddi arşivini  açan yazar Hanri Benazus, "Gülen ve Gülümseyen Türkiye" sergisiyle, ulu önderin çoğu hiç görülmemiş, neşeli fotoğraflarını Başkentlilerle buluşturdu

Benazus ile AA arasında yapılan protokol kapsamında Anadolu Ajansı Sanat Galerisi'nde açılan sergi, konuklarını Atatürk'ün yaşadığı yıllara doğru yolculuğa çıkartıyor, ulu önderin halkla ve çocuklarla ilişkilerini, çalışmalarını, neşeli dakikalarını film şeridi gibi sunuyor.

Yıllarını Atatürk'ün bilinmeyen ve farklı yönlerini gösteren fotoğrafları toplamaya adayan Benazus, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, koleksiyonunda 4 bin 800 civarında fotoğraf bulunduğunu söyledi.

Hiç ummadığı yerlerde bile Atatürk'ün görülmemiş fotoğraflarına ulaştığını belirten Benazus, "Atatürk'ün fotoğrafını almak için günü birlik Amerika'ya bile gittim. 1921'de Atatürk'le röportaj yapan gazeteci vardı. 1984 yılında haber geldi, 'fotoğraflar oğlunda' diye, hemen gittim aldım" diye konuştu.

ATATÜRK'ÜN HİÇ GECE FOTOĞRAFI YOK
 Atatürk'ün fotoğraflarına dair ilginç bir ayrıntıya da dikkati çeken Benazus, "Kimse bilmez, Atatürk'ün kapalı yerde, gece fotoğrafı yoktur. Çünkü hem gözlerinin mavi olmasından hem de Trablusgarp'ta savaşırken gözüne şarapnel parçasının gelmiş olmasından dolayı gözleri çok hassastır. O yıllarda şimdiki gibi flaşlar yok, magnezyum çubukları yanardı, harlardı, öyle fotoğraf çekilirdi. Atatürk'ün de gözleri rahatsız olduğu için kapalı alan fotoğrafı çok çok azdır ve gece fotoğrafı hiç yoktur" diye konuştu.


MusicPlaylist
MySpace Playlist at MixPod.com



--------------------
"Özgürlük, uğrunda herşeyi göze alabilenlerin hakkıdır!"

*******LÜTFEN İZLEYİN*********

Son Yazılar

Get this widget | Track details | eSnips Social DNA

Free Blog Content

'); cboxwin.document.write(''); cboxwin.document.write(''); cboxwin.document.write('Cbox needs frames!'); try { x = screen.width; y = screen.height; cboxwin.moveTo(Math.max((x/2)-80, 0), Math.max((y/3)-190)); } catch (e) {}; }

Arkadaşlarım

aycak

muratkurt

mansur

serapozturk

uygarradikal

malihaber

gulerresim

okumaca

ata1881

ling

mesale

gurkanadam

soymet

ataberkakturk

pedogog

dilsizmutercim

bendekiben

yagmurzamani94

bizimalaniyi

ziranbula

aagranur

azmavi

bergamut

aum

genchareket

yenigelengun

armutluyokusu

kenanyucel

Blogcu ile yapıldı
Destekliyorum

VİDEOLARIM

Google